Gençsin eğleneceksin tabi..İşte bu ay sizin için seçtiklerimiz.
Kadıköy'de bir mekandan öte, alışkanlıktır Karga Bar. Sanatın birçok dalı bu mekanda bir araya gelir. Keyifli konserler, film gösterimleri, dans eğitimleri, sergiler ve daha niceleri. Gelin bu ayın programına şöyle bir göz atalım.
Haletiruhiye’nin performansı 14 Mart saat 21:30'da meraklılarını bekliyor olacak. Karga'nın DJ kabini sorumlusu Bahadır Dilbaz ise hazırladığı programla 15 Mart'ta sizlerle buluşacak. 21 Mart akşamı mekan Rock Bottom Riser etkinliğine emanet olacak. 26 Mart'ta da Karga Kabini, Malt grubunu misafir edecek. Malt DJ Set, saat 21:30'dan itibaren kulaklardaki pası silmek için kolları sıvayacak.
Zengin yemek menüsü, yemeğe ve geceye renk katan içecekleri ile Karga bar'a gitmemek olmaz. Kadife Sokak'ta kapısında bir 'karga' sembolü olan kapıdan içeri girin, bu keyifli ortamın tadına varın. Bizden söylemesi!
Hayko Cepkin, yeni albümü ‘Sandık’ için ilk konserini 14 Mart’ta verecek. Bostancı Gösteri Merkezi’nde saat 17:00’de başlayacak konserde yeni albümü izleyicilerle buluşacak. İnsan doğasındaki var oluş ve yok oluşun anlatıldığı albümde, söz, müzik ve düzenlemeler Hayko Cepkin’e ait. Yenilenmiş sahne performansı, ve yeni kıyafetleri ile Hayko Cepkin’i izlemenin tam zamanı.
Ata Demirer, 19 Mart'ta Beşiktaş Kültür Merkezi'nde yine herkesi kahkahalara boğacak. Saat 21:00'de başlayacak olan gösterisinde Ata Demirer, başarılı taklitleri, gündelik olayları dalgaya alışı ile yine tek kişilik dev bir orkestra olduğunu gösterecek.
Candan Erçetin, yeni albümünün konserlerine hızla devam ediyor. Konserlerinde, eski parçaları ve yeni albümünün beğenilen parçalarını izleyiciler ile buluşturan Candan Erçetin, yoğun talep üzerine yeniden Bostancı Gösteri Merkezi’nde olacak. 20 Mart’taki konser, saat 21:00’de başlayacak.
Archie Shepp Quartet, 26 Mart’ta Ghetto’da. Caz müziğin yaşayan efsanelerinden Archie Shepp, müzik otoritelerince ‘’Yaşayan Caz Tanrısı’’ yakıştırmasına layık görülüyor ve ozan kimliğine apayrı bir kıymet veren müridleri onun sahnede saksofonuyla şiir okuduğuna inanıyor. Kaçırılmaması gerek!

Havaların açmasıyla insanlar da evlerinden dışarı çıkmaya başlıyor. Denizle haşır neşir olmayı sevenler için yelken eğitimi bulunmaz bir fırsat ve keyifli bir spora da başlama fırsatı. Teorik eğitimle pratik eğitimi harmanlayabilmek burada önem kazanıyor. Teorik bir altyapının tamamlanmasının ardından sıra eğitmen eşliğinde denize açılmaya geliyor. Genelde 6 hafta süren eğitimlerin ardından suyla ve rüzgarla haşır neşir olma imkanı bulmakla kalmayabilir, ekibinizle yelken yarışlarına bile katılabilirsiniz. Detaylar için www.istsailing.com
Yeni yerler görmenin tam zamanı diyorsan, dünyayı tanımak için kolları sıvadıysan, gerçek bir dünya insanı olma çabana bilgi desteği de bizden…
Çek Cumhuriyeti'nin başkenti olmasının yanında, Doğu Avrupa'nın son yıllardaki turizm çekim merkezi Prag.

Bu küçük ama her adımda tarih kokan, zengin şehir gören gözler için bir ziyafet. Kent meydanına geldiğiniz zaman gotik yapılarla çevrili ve birçok sokağın olduğu bir alan görüyorsunuz. Meydanın ortasında heykeller, katedraller, meydanın hemen girişindeki astronomik saat kulesi hemen göze çarpıyor.
Kent, kafe zengini. Buraya kadar gelmişken Kafka Cafe'ye uğramamak olmaz! Ünlü yazar Franz Kafka'nın babasının eski işyeri olan bu mekan, bugün hem bir mini müze hem de nostaljiyi damarlarınızda hissedeceğiniz, sıcak bir kafe. Parizka Caddesi ise, yol boyunca tarihi binaların eşlik ettiği, ünlü markaların mağazalarının sıralandığı bir nokta. Ülkenin dünyaca ünlü birçok mankeninin fotoğraflarına da bu vitrinlerde rastlıyorsunuz.
Prag Kalesi'nin önüne uzanan Mala Strana mahallesi biraz karışık görünebilir, ama korkmayın. Bu yolda sıcak şarap içebilir ve her noktada farklı bir sürprizle karşılaşabilirsiniz. Buranın en belirgin yapısı olan Saint Nicholas Kilisesi'ni de es geçmeyin. Şehir meydanından ilerlerken Karl Köprüsü'nde bir durup, tarih kokan, bütünüyle sadelik barındıran şehrin fotoğraflarını çekebilirsiniz. Yola devam! Aziz Vitus Katedrali, Aziz George Bazilikası, Petrin Kulesi, kapsamlı bir restorasyonun ardından ziyarete açılan Kafka'nın Evi'nin tadına varın.
Nokia, sosyal ağlar ve paylaşım için özel olarak tasarlanmış bir akıllı telefon olan Nokia C5 ile, çeşitli mobil servislerine tek bir paketle erişim imkanı sunuyor. Ana ekrandan en sık aranan kişilere doğrudan erişim ve Facebook durum güncellemelerinin telefon defterinde görünür olması söz konusu. Sosyal ağ sitelerine erişimin kolay ve hızlı olduğu Nokia C5’te anında mesajlaşma ve Ovi Posta’nın yanı sıra diğer e-posta sağlayıcılardan alınan e-posta hesaplarına erişim de mümkün. 3,2 MP kamera ve 2 GB bellek kartının yanı sıra çeşitli online topluluklara kolayca fotoğraf ve video yüklemek için yüksek hızlı veri bağlantısı Nokia C5’te.
İspanya'nın ünlü markası Mango, 2010 İlkbahar - Yaz Koleksiyonu'nu tanıttı ve “Pure Light” adı verilen koleksiyonu büyük beğeni topladı. Bu sezon Mango, kontrastlar ve hacimler üzerinde yeni yorumlar getirerek silüetlerinde doğallık ve basitliği kombine ediyor. Bu saf çizgilere zenginlik katmak için, doğal görünüme katkı sağlayan doğal malzemeler, kumaşlar ve dokular kullanılıyor. El sanatı hissi veren danteller, İngiliz işlemeler, örgülüler, rafya ve bantlar göz dolduruyor. Mango hem erkek ve hem de kadın için sezonun temel rengini haki yeşili olarak belirlemiş. Bu sezon, sahra ceketi gibi sezon dışı giysilere tanıklık edeceğiz . Erkek gardırobunda ise kıvrımlar, büzgüler ve pililerden yola çıkarak oldukça kadınsı dokunuşlu hacimlere sahip kıyafetler var.
'Precious', son dönemde adı ödüllerle anılan bir film oldu. Yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen bunları kaderin bir parçası olarak kabullenen Precious, bir adım ileri gider. Bu sorunları hayal dünyasına girmenin fırsatı olarak değerlendirmeyi başarır. 'Kimse yalnız değildir' vurgusunun yapıldığı filmde, bireysel ve kurumsal destek mekanizmalarının önemine de dikkat çekiliyor.
1950'lerin ortasında, Soğuk Savaş'ın ortasında iki polis, kaçmanın imkansız olduğu -ya da öyle sanıldığı- bir hastane odasından gizemli bir biçimde kaybolan kadın katilin peşine düşer. Parlak bir zekaya sahip katilin peşindeki polisler, hastanenin bulunduğu Zindan Adası'ndaki ürkütücü ortamda araştırma yapmaya başlar. Ama yaklaşan bir fırtına, adadaki korkuyu da artırır. 'Shutter Island', konusu ve kurgusu ile gerçekten kan dondurucu bir film. Başrolde Leonardo DiCaprio yine inanılmaz bir performans sergiliyor.
Üç yıllık bir aranın ardından Robbie Williams, yeni albümü ile sahnelerde. Videosu televizyon kanallarında uzun zamandır yerini almış olan 'Bodies' single'ı, albümün de siftahı. 12 şarkının yer aldığı albümde, dans atmosferi var. Sözler ve melodiler yine çok farklı, çok özel...
'Even Better' ve 'Dance Revolution'ın ardından, yine güçlü bir performansla, 'GO' ile karşımızda. Sound olarak yepyeni şeyler duyacağınız, insanı dans pistinin ortasına çivileyen ve insanın kendini farklı bir atmosferde hissetmesi için birebir olan bu albümde, sadece müzikalite değil, eğlence de üst sınırda.

Şaka maka bayağı zaman olmuş yahu... “Bu da nereden çıktı” diyeceksiniz. Hemen arz edeyim efendim :)
Mart 2008’de, yani bundan yaklaşık 2 yıl önce ilk sayımızı büyük bir heyecanla yayınlamıştık. 3’üncü sayıdan sonra kısa bir yaz tatili yaptık. (Haliyle siz tatildeyken UNIQ’i yayınlamanın alemi yok, di mi? :)
Ardından, Ekim sayısından başlamak üzere CardFinans GO’nun bize sağladığı destekle, yepyeni bir görsel zenginlikle yayına dönüş yaptık.
Kapağımızda BEDÜK… GO KAPAK OLAYI röportajının soruları ÇİLEKEŞ’ten... Aylarca konuşulan ‘leziz’ kapak fotoğrafımız da Mehmet Turgut’un büyülü ellerinden...
Yeni albüm vesilesiyle BEDÜK’ü tekrar UNIQ kapağına taşıdığımızda, anıların canlanması ve şuursuz bir duygusallığa geçmek tabii ki kaçınılmaz :)
Neyse, uzun lafın kısası; karşınızda BEDÜK. Soruları soran, bu defa güzeller güzeli SERAY SEVER... Afiyet olsun.
Modern hayatın oluşumu ve insanlarla etkileşimi, bunda medyanın payı 'Medya Gösterisi' kitabında detayları ile ele alınıyor. Çünkü Kellner'a göre medya gösterisi aracılığıyla hayat; bir eğlence, bir drama, bir teslimiyet, en önemlisi bir tüketim formuna indirgeniyor. Bir şöhret kültürünün varlığına dikkat çeken Kellner'a göre, hayata dair deneyimler açık bir biçimde dile getiriliyor.
Kişisel gelişim değil, toplumsal gelişim için bu kitabı yazdığını açıkça vurgulayan İzgören, kitabında okuru girişimcilik ve bunun ilkeleri hakkında bilgilendiriyor. Girişimcilik başlığı altında iş kalitesi, iş ahlakı, dürüstlük, hoşgörü gibi değerleri vurgulayan İzgören, topluma yararlı olmanın ipuçlarını, yine yaşanmış hikayeler sunarak ortaya koyuyor.
